
Dijital fotoğrafçılık yazı dizimizin üçüncü bölümü ile karşınızdayız. Hemen konumuza girelim. Fotoğraf makinesinin içinde ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış bir mahkum bulunur. Bu mahkum küçük bir pencereden dışarıya bakar, pek az şey görür. Buna rağmen hayal gücünü geliştirerek hayata bağlanır ve belki de gördüklerini bir gezginden daha iyi yorumlayabilir. Üstelik kendini ifade etmenin çarpıcı ve yeni yollarını da bulmuştur. Fotoğrafçı da kendisini bu mahkumla özdeşleştirir. Zorla tecrit edilmek kötüdür, fakat fotoğrafçı içe sürgünü kendisi tercih etmiştir ve sonuçta dünyayı fotoğrafın penceresinden yorumlamayı öğrenir. Dünya hakkında bildiklerini, zıtlıkları ve uyumu pencerede görmek istedikleri ile ifade eder. Yine pencerenin kenarında dururken bazı tanıklar yaşar. Bazen de dünya müdahale şansı olan fotoğrafçı mahkumun penceresinin önünde çok şey bırakır, penceredeki görüntüyü değiştirir. Penceredeki görüntünün doğasını anlamak farklı görüntüleri oluşturmayı ve anlamayı sağlar. Penceredeki nesnelerin hareketi, konumu ve bunları aydınlatan ışığın niteliği görüntüyü oluşturan bileşenlerdir. Bunların farklı durumları farklı ifadeler taşır. Bunların içinde ışık fotoğrafçılığın fiziksel temelini de oluşturan ilk bileşendir.